SABUN HAKKINDA


24/05/2017

Kategori: SABUN HAKKINDA

Etiketler:


SABUN HAKKINDA

Öncelikle bu kısımda sabunun genel yapısı ve özelliklerinden bahsetmek istiyorum. İnternet ortamında özellikle doğal sabun, el yapımı sabun gibi başlıklar altında üretimler yapan sitelerde gördüğüm bazı yanlış ve tuhaf ifadeler beni bu konu üzerine bir şeyler yazmaya yöneltti.
Sabunlar; yağ asitlerinin alkali tuzlarıdır. Bu genel ifadeyi formüle edersek yağ + kostik → sabun olur. Bu formül biraz eksik olmakla beraber özellikle yazmak istedim. Yani yağ ile kostik tepkimeye girdiğinde elde edeceğimiz şey artık ne yağ ne de kostik değildir, sabundur. Tamamen farklı özelliklere sahip bir kimyasal maddedir.
Sabun yapımında kullanılan yağlar bitkisel ve hayvansal olarak ikiye ayrılırlar. Diğer tip yağlar sabun yapımında kullanılmazlar. Yağların yapısı ise temel olarak trigliseridler (yağ asitleri) ve gliserolden oluşur. Trigliseridler yağa karakteristik özelliğini veren uzun karbon zincirli yağ asitleridir. Her yağın yağ asitlerinin karbon dizilimleri, yapıları ve sayıları farklılık gösterir. Bu farklılıklar da her yağa kendi fiziksel ve kimyasal özelliklerini yansıtır.
Formülünüzün diğer tarafında ise kostik var. Kimyasal adı sodyum hidroksit olan kuvvetli bir baz (alkali) olan sodyum hidroksit piyasada kostik adıyla anılır. Bilinen katı sabunlar yağların sodyum hidroksit ile tepkimesinden oluşur. Eğer aynı yağ sodyum hidroksit yerine potasyum hidroksit ile muamele edilirse arap sabunu dediğimiz farklı karakterde, daha yumuşak sabunlar elde edilir. Bu bilinen örnekler dışında yağların farklı alkalilerle farklı sabunları da üretilir. Mesela kalsiyum sabunu hayvan yemi katkısı olarak kullanılmaktadır.
Formülümüzü tanımlarken eksik olduğunu söylemiştik. Zira gerçekte hayvansal ya da bitkisel yağ kullanarak sabun yapıyorsak reaksiyon sonucunda gliserin de açığa çıkacaktır. Yani formülün doğrusu yağ + kostik → sabun + gliserin şeklinde olmalıydı. Dolayısıyla sabunla beraber elde edeceğimiz gliserin için bir karar vermemiz gerekiyor: Sabundan ayıracak mıyız yoksa sabun içinde mi bırakacağız?
Gliserinin sabundan ayrıldığı tip üretim metoduna tam kaynatma (full boiled) diyoruz. Bu tür üretim en yaygın olarak sabun kaynatma kazanlarıyla uygulanır. Bunu yanında yüksek kapasiteli, otomatik ve sürekli çalışan büyük tesisler de dizayn edilmiştir. Ülkemizde kazan kaynatma usulü günden güne azalarak devam etse de büyük üreticiler halen sürekli sistem gliserin ayırmalı prosesler ile üretim yapmaya devam etmektedir.
Gliserinin sabunun içinde bırakıldığı üretim metodu ise SWING ( Soap With Inside Glycerine) olarak adlandırılıyor. Bu yöntemde sabunlaştırma düşük sıcaklıklarda yani 100 derece altında olabildiği gibi daha yüksek sıcaklıklarda da 130-135 yapılabiliyor. Sıcaklığın yükseltilmediği durumlardaki üretimler soğukta sabunlaştırma olarak adlandırılıyor. Tabi gerekli farklı şartların sağlanması gerekiyor. İleride değineceğiz.
Bir de yağlar yerine yağ asitlerinin direk olarak kostik ile reaksiyonu ile sabun elde etme metodu var ki buna sabunlaştırma yerine nötralizasyon demeyi tercih ediyoruz teorik olarak. Bu üretim için yağların yağ asidi ve gliserine ayrıldığı ve daha sonra yağ asitlerinin distile edilerek saflaştırıldığı bir ön işleme ihtiyaç var. Bunlar daha ziyade büyük çaplı işletmelerin yapabildiği işlemler ve bizim küçük ölçeklerde yağ asidinden sabun yapabilme şansımız pek yok. Eğer yağ asitlerinden sabun yapacak olursak formülümüz şu hale geliyor : yağ asidi + kostik → sabun + su
Burada gliserin açığa çıkmıyor çünkü gliserin daha önceden yağdan ayrılmıştı ve elimizde sadece yağ asidi kaldı. Ne var ki elde edeceğimiz sabun kimyasal özellikleri değişmeyecek çünkü aynı yağ asidini kullandık, karakteristik özelliklerini değiştirmedik. Sabunumuzun fiziksel özellikleri mesela rengi muhtemelen daha beyaz olacaktır, çünkü distile edilmiş yağ asitlerinin rengi elde edildiği ham yağdan her zaman daha açık ve berrak olacaktır.
lavantalı doğal sabun üretimimiz…
En iyi sabun için hangi yağ kullanılmalıdır?
Zeytinyağı dediğinizi duyar gibiyim. Ama cevap tam olarak bu değil. Bu kısımda biraz daha detaylı anlatıma girmek gerekiyor. Zira önceki satırları da yağlar ve sabun hakkında olabildiğince basit ve temel bir ön bilgi verebilmek amacıyla yazmıştım. Detaylı anlatıma girmeden önce söylememiz gereken şudur:
“En iyi sabun en iyi yağdan değil en iyi yağ karışımından olur.”
Yukarıda bahsettiğim gibi her yağın kendi özgü karakteristik özellikleri vardır ve her yağdan yapılacak sabunun yağa bağlı olarak kendi karakteristik özellikleri olur. Hiçbir yağ yoktur ki tek başına sabun yapıldığında en iyi sonucu versin. Mesela sadece zeytinyağı ile yapılacak sabunun sert  ve soğuk sularda köpürme özelliği yeterince iyi değildir. Köpüğü ince ve zayıf olacaktır. Dolayısıyla daha iyi sabun için zeytinyağı farklı özellikte yağlarla karıştırılarak sabunlaştırılmalıdır.
Tam bu noktada öncelikle zeytinyağının hakkını teslim etmemiz gerekiyor. Gerçekten de zeytinyağı dünyadaki en değerli ve en sağlıklı yağdır. Bizler ne şanslıyız ki zeytinin yetiştiği topraklarda yaşıyoruz ve zeytinyağı gibi bir altın sıvıya sahibiz. Zeytinyağı gibi zeytinyağı sabunu da bu toprakların bir zenginliği. Tamamen zeytinyağından yapılmış sabun her ne kadar bazı köpürme problemlerine sahip olsa da kültürümüzde önemli bir yeri var ve her zaman da olacaktır. Benim burada bahsettiğim ise sabuna bir kimyasal ürün olarak baktığınızda, onu daha iyileştirebilmek için zeytinyağı ile beraber mesela laurik asit kaynaği hinsitan cevizi yağı gibi yağlarla beraber kullanmanın gerekliliği.
Burada eleştirmek istediğim önemli bir husus var. Bizde sanki zeytinyağlı sabuna başka bir yağ karıştırılıp sabun yapılırsa o sabun saflığını ve kalitesini kaybediyormuş gibi bir algı var. Halbuki zeytinyağı yemeklik olarak mükemmel bir yağ olmasına rağmen sabun yapımı söz konusu olduğunda işler değişiyor. Zira zeytinyağını yerken direk olarak tüketiyoruz ama sabun yaptığımızda artık o zeytinyağı değil, sabuna dönüşmüş oluyor. Bunun için yazının başında uzun uzun yağ ve sabunun farkına değinmeye çalıştım. Doğaldır ki zeytinyağı pahalı bir yağ ve sabun yapımı için kullanıldığında sabunun maliyetini artırıyor. Üreticilerin zeytinyağı yerine farklı ve daha ucuz yağlara yönelmeleri anlaşılabilir ama maliyetin önemli olmadığı butik tip üretimlerde dahi zeytinyağını diğer yağlarla karıştırmak daha iyi sonuç verecektir diye düşünüyorum.
Biz de sabunlarımızı yaparken zeytinyağı kullanıyoruz ama tamamen zeytinyağlı sabun yapmak bizim usül yani soğukta sabunlaştırma ile çok başarılı olamıyor. İleride tam kaynatma usulü ile ufak üretimler yapmayı planlıyoruz eğer o yönde bir istek olursa ki her zaman olmaktadır…
Sabunlarımızda hangi yağları kullanıyoruz?
Sabunlar için kullanılan yağların bitkisel ve hayvansal yağlar olduğunu söylemiştik. Hayvansal yağlardan donyağı olarak bilinen sığır iç yağı bilinen en yaygın sabunluk yağdır. Endüstriyel anlamda üretim yapan büyük firmalar kullanmaktadırlar. Beyazlatılıp, rafine edilip beyazlatılarak kullanıldığında sabunluk güzel bir yağ olmakla beraber bizim sabunlaştırma şeklimize uymadığı için biz kullanmıyoruz.
Bitkisel yağlardan en yaygın kullanılan sabunluk yağ palmiye yağı ya da kısaca palm yağı ve ondan edilen çeşitli fraksiyonlardır. Palm yağı donyağının muadili olarak kullanılmakla beraber palm yağının fraksiyonlarına ayrılmasından elde edilen palm stearin de yaygın kullanılan bir sabunluk yağdır. Palm yağının diğer fraksiyonu palm olein adı verilen sıvı yağdır ve genelde yemeklik olarak kullanılır. Palm yağı palmiye meyvesinin yağıdır. Palmiye meyvesinin çekirdeğinden de ayrıca palm kernel yağı çıkarılır. Bu yağ zengin laurik asit içeriğinden dolayı sabunlara köpük verici olarak tercih edilmesi gereken bir yağdır. Bunun alternatifi olarak hindistan cevizi yağı da sabunların formulasyonunda aynı işlevi görür.
Bitkisel yağlarda bunlar yanında ayçiçeği yağı, keten yağı. hint yağı gibi farklı özellikte yağlar da kullanılmaktadır. Blz de formulasyonlarımızda palm yağı ve zeytinyağı ile beraber bu yağları da kullanıyoruz.
Sabunlarımızı nasıl yapıyoruz ?
Sabunlarımız soğuk sabunlaştırma denen metotla yapılıyor. Yağlar ve kostik düşük sıcaklıkta karıştırılıyor. Karıştırma devam ettikçe sabunlaşma reaksiyonu yavaş yavaş başlıyor ve bu arada sıcaklık da reaksiyonun ekzotermik (ısı veren) etkisinden dolayı yükseliyor. Sabun katılaşmaya başlamadan önce boya ve esansı karıştırılıp desenleri oluşturuluyor ve kurumaya bırakılıyor. Sabun artık koyulaşıp daha fazla karışamadığı durumda sabunun üstü kapatılıp dinlenmeye bırakılıyor. Bu dinlenme esnasında sabunlaşma reaksiyonu devam ediyor. Ertesi gün katılaşan sabun kalıbından çıkarılıyor ve reaksiyonun tamamlanması için 3-4 hafta daha dinlendiriliyor.
Doğal sabun ya da el yapımı sabun ile ilgili diğer sitelerde zaman zaman sabunlaştırma metotları arasında karşılaştırmalar yapıldığını görüyorum. Mesela soğuk üretim yapanlar kaynatma metodunu kötülüyorlar ve kendi metotlarında kaynatma olmadığı ve yüksek sıcaklıklara çıkılmadığı için yağların bozulmadığını filan iddia edebiliyorlar. Bir diğer karşı görüş ise soğuk sabunlaşmanın iyi olmadığını ve bu yöntemle sabun değil çorba yapıldığını iddia edebiliyor. Bu sitede bu ve benzeri ifadeler bulamayacaksınız zira bizim amacımız sabun satmak değil sabunlarımızı size tanıtıp elimizden geldiğince sabun hakkında doğru bildiklerimizi paylaşmak. Çünkü burada yazılanlar kulaktan dolma ezberlere değil bilgi ve tecrübeye dayanıyor.
Sabunlaştırma metotları arasında daha önce bahsettiğimiz gibi gliserin ayırıp ayırmamaya göre sınıflandırma yapabileceğimiz gibi sıcak soğuk sabunlaştırma ayrımı da yapabiliriz. Sabunlaştırma reaksiyonu için sıcaklık-zaman eğrisi logaritmik eğriye yakındır. Yani sıcaklığı artırdıkça sabunlaşma zamanı oldukça kısalır yani sabunlaşma hızı artar. Sürekli ve yüksek kapasiteli üretimlerde tam kaynatma yani sıcak sabunlaştırma yapılmasının sebebi temel olarak verimlilik ve kapasite ile ilgilidir. Yani az zamanda çok üretim prensibine dayanır. Soğuk sabunlaştırmada ise gerekli ekipman nispeten daha azdır ve düşük kapasiteler ve kesikli sistem  (parti üretim) dediğimiz şekillerde üretim yapılabilir. Bununla birlikte soğukta sabunlaştırmada yağların seçimi, kostiğin tam kararında verilmesi gibi konularda daha dikkatli ve özenli olmak gerekiyor. Piyasadaki sabunların genel problemi de bu konularda tam yetkin olmayan insanların yaptıkları üretimlerde ortaya çıkıyor. Ama hakkı verilerek yapılmış soğuk sabunlaştırma bir sabunun kalitesi diğerlerinden hiç de düşük olmuyor.


yorum yap